DİK DUR VE GÜLÜMSE
DİK DUR VE GÜLÜMSE Yasar Durmaz 05 Şubat 2026
Küba Devrimi’nin sembol isimlerinden Che Guevara’nın şu sözü aslında çok şey anlatır.
“Dik dur ve gülümse; bırak neden gülümsediğini merak etsinler.”
Türkiye’de uzun zamandan beri bazı kavramlar bilinçli biçimde ters yüz ediliyor.
Boyun eğmek “uyum”, susmak “olgunluk”, itaat etmek “erdem” diye pazarlanıyor.
Buna karşılık haksızlığa itiraz eden, gücün karşısında eğilmeyen insanlar ya “kibirli”, ya “sert”, ya da “uyumsuz” ilan ediliyor.
Çünkü düzen itaat eden insanı seviyor.
Sorgulayanı değil… Susanı makbul sayıyor.
İtiraz edeni değil; biat edeni ödüllendiriyor.
Bu yüzden bugün dik duran insanı itibarsızlaştırmak neredeyse bir moda haline geliyor.
Etiketler hazır: egoist, problemli, geçimsiz…
Oysa yapılan şey çok açıktır: “İtaat et, rahat et.” denilmek isteniyor.
Hâlbuki şahsiyet ve haysiyet sahibi insan rüzgâra göre yön değiştirmez.
Haksızlık gördüğünde susmaz. Doğruyu söylemenin bedeli varsa ödemeyi göze alır.
Elbette bu duruş birilerini rahatsız eder. Çünkü gerçekler rahatsız edicidir; yerleşik düzeni ve statükoyu sarsar.
Toplumları ileri taşıyanlar, alkış tutanlar değil; yanlışın karşısında duranlar, bedel ödeyenler ve hep susturulmak istenenler olmuştur.
Bugün: Eğil, sorun çıkarma. Sus, huzur bozulmasın. İtiraz etme, yalnız kalırsın” diye dayatılıyor.
Ve bu dayatma öyle içselleştirildi ki artık dik duran insana toplumun bir kısmı da tepki göstermeye başladı.
Çünkü birçok insan yanlışla yüzleşmek yerine doğruyu söyleyeni hedef almayı tercih etmeye başladı.
Oysa bir toplum susarak değil konuşarak; eğilerek değil doğrularak ayakta kalır.
Dik durmak kimseyi küçümsemek değildir.
Dik durmak güce tapmamak demektir.
Dik durmak haksızlığa ortak olmamak demektir.
Dik durmak insanın kendi vicdanına ihanet etmemesi demektir.
Açık konuşalım: Toplumları ayakta tutanlar biat edenler değil; gerektiğinde yalnız kalmayı göze alarak doğruları cesurca gerçekleri haykıranlardır.
Son söz: Dik durmak şahsiyet ve haysiyet meselesidir.
Diklenmeden, dik durabilmek, insan kalabilmenin en zor, en pahalı ama en onurlu yoludur.
Çünkü gerçek değişim; korkunun yerini cesaret, suskunluğun yerini söz, teslimiyetin yerini itiraz aldığında bir insanın içinde başlar.
Che’nin şu sözünü hatırlayarak bitirelim. “Gülmek devrimci bir eylemdir. Dik dur ve gülümse… Bırak neden gülümsediğini merak etsinler.”
Evet, bazen en güçlü itiraz, dimdik durup, gülümsemektir.
Selam ve saygıyla…
|