Türk Meclisi

Anasayfa Görüşler Tartışmalar Haber & Yorum Temel Bilgiler Anketler Arama İletişim
Türk Meclisinde kayıtl?toplam kullanıc? 1836
Görüşlerde Yer alan toplam Makale sayıs? 11493
Açılan toplam Tartışma konusu sayıs? 236
Tartışma Panelindendeki toplam Mesaj Sayıs? 757
Toplam 798 Bilgi Makalesi ve toplam 2062 Haber bulunmaktadır.
Üye olmak istiyorum
Şifremi unuttum
Kullanıcı Sözleşmesi
Kullanıcı:
Şifre:
Görüş bildirebileceğiniz Ana Kategoriler
Anayasal Düzen (191) | Dış Politika (2543) | Ekonomi (255) | Eğitim (98) | Devlet Kurumlarımız ve Memurlar (73) | Adalet (86) | Milli Kültür (652) | Gençlik (28) | Siyasi Partiler ve Siyasetciler (916) | Tarım (160) | Sanayi (13) | Serbest Meslek Mensupları (7) | Meslek Kuruluşları (19) | Basın ve Televizyon (29) | Din (707) | Yurt Dışındaki Vatandaşlarımız (54) | Bilim ve Teknoloji (15) | Milli Güvenlik (681) | Türk Dünyası (951) | Şiir (131) | Sağlık (211) | Diğer (3673) |

Görüş bildirebileceğiniz Diğer konuları
Görüş bildirmek istediğiniz diğer konular (3673)


Diğer - Görüş bildirmek istediğiniz diğer konular konusu hakkında görüşler
Yaşar DURMAZ - (Ziyaretci) 5.02.2026 16:42:50

DİK DUR VE GÜLÜMSE

DİK DUR VE GÜLÜMSE
Yasar Durmaz
05 Şubat 2026




Küba Devrimi’nin sembol isimlerinden Che Guevara’nın şu sözü aslında çok şey anlatır.

“Dik dur ve gülümse; bırak neden gülümsediğini merak etsinler.”



Türkiye’de uzun zamandan beri bazı kavramlar bilinçli biçimde ters yüz ediliyor.

Boyun eğmek “uyum”, susmak “olgunluk”, itaat etmek “erdem” diye pazarlanıyor.

Buna karşılık haksızlığa itiraz eden, gücün karşısında eğilmeyen insanlar ya “kibirli”, ya “sert”, ya da “uyumsuz” ilan ediliyor.

Çünkü düzen itaat eden insanı seviyor.

Sorgulayanı değil…
Susanı makbul sayıyor.

İtiraz edeni değil; biat edeni ödüllendiriyor.

Bu yüzden bugün dik duran insanı itibarsızlaştırmak neredeyse bir moda haline geliyor.

Etiketler hazır: egoist, problemli, geçimsiz…

Oysa yapılan şey çok açıktır:
“İtaat et, rahat et.” denilmek isteniyor.

Hâlbuki şahsiyet ve haysiyet sahibi insan rüzgâra göre yön değiştirmez.



Haksızlık gördüğünde susmaz.
Doğruyu söylemenin bedeli varsa ödemeyi göze alır.

Elbette bu duruş birilerini rahatsız eder. Çünkü gerçekler rahatsız edicidir; yerleşik düzeni ve statükoyu sarsar.

Toplumları ileri taşıyanlar, alkış tutanlar değil; yanlışın karşısında duranlar, bedel ödeyenler ve hep susturulmak istenenler olmuştur.

Bugün: Eğil, sorun çıkarma. Sus, huzur bozulmasın. İtiraz etme, yalnız kalırsın” diye dayatılıyor.

Ve bu dayatma öyle içselleştirildi ki artık dik duran insana toplumun bir kısmı da tepki göstermeye başladı.

Çünkü birçok insan yanlışla yüzleşmek yerine doğruyu söyleyeni hedef almayı tercih etmeye başladı.

Oysa bir toplum susarak değil konuşarak; eğilerek değil doğrularak ayakta kalır.

Dik durmak kimseyi küçümsemek değildir.

Dik durmak güce tapmamak demektir.

Dik durmak haksızlığa ortak olmamak demektir.

Dik durmak insanın kendi vicdanına ihanet etmemesi demektir.

Açık konuşalım: Toplumları ayakta tutanlar biat edenler değil; gerektiğinde yalnız kalmayı göze alarak doğruları cesurca gerçekleri haykıranlardır.



Son söz: Dik durmak şahsiyet ve haysiyet meselesidir.

Diklenmeden, dik durabilmek, insan kalabilmenin en zor, en pahalı ama en onurlu yoludur.

Çünkü gerçek değişim; korkunun yerini cesaret, suskunluğun yerini söz, teslimiyetin yerini itiraz aldığında bir insanın içinde başlar.

Che’nin şu sözünü hatırlayarak bitirelim. “Gülmek devrimci bir eylemdir. Dik dur ve gülümse… Bırak neden gülümsediğini merak etsinler.”

Evet, bazen en güçlü itiraz, dimdik durup, gülümsemektir.

Selam ve saygıyla…



Paylaş

Proje Yerlinet tarafından çözümlenmiştir.

© 2008 TurkMeclisi.org Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan kullanılamaz. Siteyi kullanan herkes "Kullanıcı Sözleşmesini" kabul etmiş sayılır. Kullanıcı Sözleşmesi.