Kinimiz Bile Adaletin Önüne Geçmemeli..
Kinimiz Bile Adaletin Önüne Geçmemeli..
Allah için hakkı ayakta tutun, adaletle şahitlik eden kimseler olun. Herhangi bir topluluğa duyduğunuz kin, sizi adaletsiz davranmaya itmesin...(Maide Suresi 8)
22.08.2026
Yasar Durmaz
Rabbimiz, Kur’an-ı Kerim’de bizlere yalnızca dostlarımıza değil, bize karşı olanlara da hakkaniyetten ayrılmamayı emrediyor.
Mâide Suresi’nin 8. ayetinde şöyle buyruluyor:
“Herhangi bir topluluğa duyduğunuz kin, sizi adaletsiz davranmaya itmesin. Adaletli olun; bu, takvaya daha uygundur.”
İslam’ın bu konudaki ölçüsü gayet nettir:
Hak ve adalet.
Mesaj çok açık: Karşındaki kim olursa olsun, hakkaniyetten ayrılmayacaksın.
Bir komşumuzla aramız bozuk olabilir. Fakat ona yapılan bir yanlışı, sırf küslüğümüz yüzünden görmezden gelmek doğru mudur?
Elbette hayır.
“Ben bu insanı sevmiyorum ama yapılan da yanlıştır.” diyebilmek, gerçek anlamda erdemli bir davranıştır.
Bir iş yerinde iki kişi arasında anlaşmazlık çıktığını düşünelim. Biri yakın arkadaşımız, diğeri ise pek anlaşamadığımız biri olsun. Haksız olan arkadaşımızsa ne yapacağız? Onu korumak için gerçeği mi değiştireceğiz, yoksa “Benim arkadaşım da olsa haksızsa haksızdır.” diyebilecek miyiz?
Asıl imtihan işte burada başlıyor.
Maalesef günümüzde toplum olarak en büyük sorunlarımızdan biri, insanları yaptıklarına göre değil, kim olduklarına göre değerlendirmemizdir.
Bizim taraftaysa doğru, karşı taraftaysa yanlış…
Bizim yakınımız yapınca hata, başkası yapınca suç…
Bizim arkadaşımız söyleyince doğru, sevmediğimiz insan söyleyince yanlış mı diyoruz.
Oysa hakkaniyetin tarafı olmaz. Ölçü, kişiye göre değişmez.
Mâide Suresi’nin 8. ayeti tam da bu noktada hepimizi uyarıyor:
Kinimiz, öfkemiz ve tarafgirliğimiz adaletten uzaklaştırmamalı.
Bir insanı sevmeyebilir, fikirlerini beğenmeyebiliriz. Bunlar insani duygulardır. Fakat hiçbiri bize karşı tarafa haksızlık yapma hakkı vermez.
Adalet yalnızca mahkeme salonlarında aranan bir kavram değildir. Evde, iş yerinde, komşulukta, ticarette, siyasette ve arkadaşlık ilişkilerinde de hayatımızın bir parçasıdır.
Eğer “Benim tarafım haklı, karşı taraf ne yaparsa yapsın yanlıştır.” diyorsak, biraz durup düşünmemiz gerekir.
Çünkü bu ayet, yalnızca başkalarına karşı değil, kendi nefsimize karşı da dürüst ve ölçülü olmamızı öğütlüyor.
Unutmayalım:
Kinimiz aklımızı esir almasın.
Öfkemiz vicdanımızı susturmasın.
Yakınlığımız bizi yanlışa ortak etmesin.
Düşmanlığımız bizi haksızlığa sevketmesin.
Ezcümle; Rabbim bizleri; insanların, dostlukların, düşmanlıkların ve kişisel hesapların etkisi altında kalmadan hakkı görebilen, kim olursa olsun hakikatten ayrılmayan kullarından eylesin.
Âmin.
|