İÇERİDE VE DIŞARIDA GÜÇLÜ OLACAĞIZ
İÇERİDE VE DIŞARIDA GÜÇLÜ OLACAĞIZ Bedrettin KELEŞTİMUR Bu coğrafyada güçlü olacaksın Her türlü tedbirini alacaksın! Düşman fırsat kollar acımasızca Geçmişten bugüne hisse alacaksın! Şunu rahatlıkla hissedebilirsiniz, “Soğuk Savaş döneminden geçiyoruz!” Türkiye, coğrafya olarak, ‘çok zor bir coğrafya’ Bu millet asırlarca, ‘bedel ödedi’ ödemeye de devam ediyor. Enfal Suresi 60 ayeti okumanızı tavsiye ederim; “Onlara karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet ve savaş atları hazırlayın. Onlarla Allah’ın düşmanını, sizin düşmanınızı ve bunlardan başka sizin bilmediğiniz fakat Allah’ın bildiği diğer düşmanları korkutursunuz. Allah yolunda her ne harcarsanız karşılığı size tam olarak ödenir. Size zulmedilmez” Nisa Suresi 71 ayette de şöyle buyrulur; “Ey iman edenler! Düşmana karşı hazırlığınızı görün ve silahlarınızı takınarak cenge hazır olun da birlikler halinde savaşa çıkın yahut toptan seferber olun.” Tarihte, “dostu az, düşmanı fazla olan bir milletiz!” İnancımız sıklıkla bizlere, ‘birlik’ olunuz, ‘bölünmeyiniz’ der. Bu milletin, ‘kendi içerisindeki ittifakı…’ çok önemlidir. Gün gelecek, ‘nefsimizi ayaklarımız altına alacağız’ Şair ne diyorlar; “Hazır ol cenge, eğer ister isen sulh-u selâh!” “DİLEĞİM” şiirimizde şöyle sesleniriz; “Dileğim, ‘tarih tekerrür etmesin’ Cinnet, cinayeti davet etmesin! Avdet ederiz, vatan nöbetine… Sulh ve Barışı, ‘hedefsiz’ etmesin “Yemen Türküsü” içli romanımdır “Sarıkamış” acılarla, anımdır “Onbeşliler Türküsü” yangınımdır Dileğim, “tarih tekerrür etmesin!” “SOYSUZUN MAYASI” isimli şiirimizde de, şöyle diyoruz; “Dün de, bugün de, yarın düşman aynı Dün Mondros’ta, Sevr’de fitne dünyası Kullandıkları maşalarda aynı! Değişmez dünya, soysuzun mayası! Dün Haçlıydı, bugün neyin narası Fesat kazanıydı, Karun parası… Asrımızda devam eder, yarası!” Arif Nihat Asya’nın, “NAAT’ını okuyun… “Yeryüzünde, riya, inkâr, hıyanet Altın devrini yaşıyor… Diller, sayfalar, satırlar “Ebu Leheb öldü” diyorlar; Ebu Leheb ölmedi, ya Muhammed; Ebu Cehil, kıtalar dolaşıyor!” Akıl, idrak, iz’an, şuur arıyorsunuz! Fitne, tohumlarını toprağa öylesine serpiyor ki, Aklınız, hayaliniz durur! “Rusya-Ukrayna Savaşı…” akılla, şuurla izah edilebilecek bir şey mi? Yerküresini tehdit eden bir savaş! “YUNAN’A” yazdığımız şiirde şöyle diyoruz; “Cenk havası çaldı mı gör Anadolu’yu Başına düşecek olan doluyu… Mehmet’imin, Atina’da soluğu… Dinler misin bir daha İzmir Marşını Batının şımarık kindar uşağı Götürürler birgün baş aşağı… O4 Eylül 1919 tarihi… Sivas Kongresinin toplanması! Amasya Tamimi, Erzurum Kongresi ve Sivas Kongresi… Bir milletin, ‘topyekûn ayağa kalkışıdır’ Eylül Ayı içerisinde günler birbirini takip edecek; Nazilli, Salihli, Alaşehir, Balıkesir, Aydın, Manisa’nın düşman işgalinden kurtuluşu… 09 Eylül 1922 tarihi, İzmir’in düşman işgalinden kurtuluşu… Bunu, “Bursa, Gemlik ve Orhaneli takip edecek… 20 Eylül 1922`de, Fransız ve İtalyan kuvvetleri Çanakkale’den çekilecek… Atatürk’ün dediği gibi, “Geldikleri gibi gidecekler!” “EZANLAR” Şiirimde şöylece sesleniriz; “Haydi selâh, haydi felâha” der, Bundan mualla ne olur ki, canlar? Haydi, bir nefes, yürek olmaya der, Bundan daha hasbi ne olur?” Bizim inancımız, “günün beş vaktinde âlemi barışa davet ediyor!” Ezanı geliniz dostlar, ‘can kulağıyla dinleyelim’ ANADOLU ERENLERİ… O soylu insanları, onların hayatlarını ne kadar tanıyabildik? “BENLİK SUYU” Şiirimizde, ‘Somuncu Baba’yı anlatırız “Somuncu Baba, nefsin tuzağından; Titredin kaçtın, dünyanın azığından! Feleğin hırsı, kamçısı dönderir Benlik şarabı içirir bağından!” Sözün özü, özeti nedir, ‘her bakımdan güçlü olmak!’
|