Türk Meclisi

Anasayfa Görüşler Tartışmalar Haber & Yorum Temel Bilgiler Anketler Arama İletişim
Türk Meclisinde kayıtl?toplam kullanıc? 1835
Görüşlerde Yer alan toplam Makale sayıs? 11346
Açılan toplam Tartışma konusu sayıs? 236
Tartışma Panelindendeki toplam Mesaj Sayıs? 757
Toplam 798 Bilgi Makalesi ve toplam 2062 Haber bulunmaktadır.
Üye olmak istiyorum
Şifremi unuttum
Kullanıcı Sözleşmesi
Kullanıcı:
Şifre:
Görüş bildirebileceğiniz Ana Kategoriler
Anayasal Düzen (189) | Dış Politika (2524) | Ekonomi (249) | Eğitim (97) | Devlet Kurumlarımız ve Memurlar (71) | Adalet (83) | Milli Kültür (624) | Gençlik (28) | Siyasi Partiler ve Siyasetciler (907) | Tarım (158) | Sanayi (13) | Serbest Meslek Mensupları (7) | Meslek Kuruluşları (17) | Basın ve Televizyon (22) | Din (683) | Yurt Dışındaki Vatandaşlarımız (54) | Bilim ve Teknoloji (15) | Milli Güvenlik (674) | Türk Dünyası (949) | Şiir (129) | Sağlık (205) | Diğer (3648) |

Görüş bildirebileceğiniz Dış Politika konuları
Irak`ın kuzeyinde yapılan sınır ötesi harekat ne olmalıdır? (5)
Barzani mi daha tehlikeli PKK mı? (15)
Avrupa Birliği ile olan ilişkilerimiz nasıl olmalıdır? (206)
ABD ve İsrail ile ilişkilerimiz nasıl olmalıdır? (331)
Türk Dünyasıyla ilişkilerimiz yeterli mi ?hedef ne olmalıdır? (5)
Beşli Shangay örgütü ile ilişki kurmalı mıyız? (128)
Dış politika ile ilgili diğer konular (1834)


Dış Politika - Dış politika ile ilgili diğer konular konusu hakkında görüşler
Mehmet KOÇAK - (Ziyaretci) 27.02.2019 16:11:50

Sudan`da neler oluyor?


Sudan`da neler oluyor?


Sudan zor günler yaşıyor. Rejimi, siyasi, kültürel ve sosyal yapısı ile jeo stratejik konumu itibarıyla Afrika kıtasında önemli bir potansiyele sahip olan Sudan`ı uzun yıllardır takip ettim, ediyorum.
1996 yılından bugüne belli aralıklarla ziyaret ettiğim, tarihten bugüne yaşanan siyasi olayları ve İslam referanslı &8216;İnkaz (Diriliş) Devrimi` üzerindeki araştırmalarımı &8216;Mehdi Hareketinden İslam Devrimine Sudan` adlı kitabımda topladım.
Kitabım 1999 yılında yayınladı. Araştırmaların süreci içinde ve zaman içindeki ziyaretlerimde, Devlet Başkanı Ömer el Beşir, İslam referanslı &8216;İnkaz (Diriliş) Devrimi`nin manevi lideri ve Sudan Milli Meclis eski Başkanı olan rahmetli Dr. Hasan el Turabi, ayrıca muhalefet liderinden Sadık el Mehdi ve Ali Osman Mirganı başta olmak üzere çeşitli sivil toplum kuruluşları ve toplum içinde saygınlığıyla bilinen kanaat önderleriyle görüşmeler gerçekleştirdim.
Güney Sudan`daki ayrılıkçıların en büyük örgütü olan ve şimdilerde &8216;Güney Sudan Devleti`nin yönetimini elinde bulunduran Sudan Halk Kurtuluş Hareketi (SPLA)`nın öncülerinden John Garang ve Arokton Arok ile görüşme fırsatı buldu.

Ancak, Sudan şimdi çok daha değişik olaylara sahne oldu. Kitabım yayınlandıktan sonraki en önemli gelişme, Güney Sudan Devleti`nin 9 Temmuz 2011 tarihinde bağımsızlığını ilanıyla Sudan resmen ikiye bölündü.
Ancak, Sudan`da siyasi olaylar faklı versiyonlar üzerinden devam etti ve siyasi istikrarsızlığa sebep olan olaylar bu sefer Darfur eyaletinde 2003`te patlak verdi.
İç siyasi hesaplaşmalar ve iktidarı ele geçirme mücadelesi hiç bitmedi ve son aylarda yaşanan protestolar maalesef rejimle hesaplaşma noktasına taşındı.
OLAYLAR İÇ SAVAŞA DÖNÜŞÜR MÜ?
Dolar`ın aşırı yükselmesi ve buna paralel olarak ekmek, yakıt, tüp gibi ürünlerde görülen aşırı fiyat artışı ve ekonomik krizi protesto etmek için ilk kıvılcım, 19 Aralık 2018 tarihinde başkent Hartum`un 350 kilometre kuzeyindeki Atbara kentinde çıkmıştı.
Hükümeti uyarıcı olarak başlayan barışçı tepkileri istismar eden dış güçlerin içteki rejim karşıtlarına yönelik kışkırtıcı girişimleriyle, sokak hareketleri ülkenin diğer bölgelerine de sıçratılarak, bir rejim karşıtlığına dönüştürüldü.
Protestolarda ölenler ve yaralananlar oldu ve bazı bölgelerde devletin kolluk kuvvetleri ve güvenlik birimleri arasında da küçük çaplı da olsa karşı cepheleşmeler yaşandı.
Dış mihrakların desteğiyle içteki rejim karşıtlarının hedefi, Devlet Başkanı Ömer el Beşir`i devirip rejimi yıkmaktır.

Gelinen noktada, Sudan`da yeni bir süreç başladığı ve rejimin tehlikede olduğu bir gerçektir.
Nitekim, Sudan Devlet Başkanı Ömer el Beşir, dış destekli bir iç isyanla karşı karşıya olduklarını itiraf ederek, ülkesinin Yemen, Suriye ve Libya`daki gibi bir iç savaşa sürüklenmesine müsaade etmeyeceklerini ifade ederek; hükümeti feshedip, bir yıl süreyle olağanüstü hal ilan etti.
BUNDAN SONRA NELER OLABİLİR?
Tarih boyunca istilalara uğrayan Sudan, bağımsızlığını kazandıktan sonra da iç savaşlar, katliamlar ve askeri darbelerin sebep olduğu büyük acılar yaşamış bir ülkedir.
30 Haziran 1989 tarihinde Sudan İhvan Hareketinin lideri Dr. Hasan el Turabi`nin manevi liderliği ve desteğiyle General Ömer el Beşir`in gerçekleştirdiği İslam referanslı muhafazakar &8216;İnkaz (Diriliş) Devrimi`, ABD ve İngiltere`nin başını çektiği emperyalist güç odakları tarafından sürekli olarak ekonomik yaptırımlarla siyasi baskılar altında tutulmuştur.
30 yıldır devam eden ekonomik ambargo ve siyasi baskılar ile 22 yıl aralıksız süren İkinci Kuzey-Güney iç savaşı ve sonrasında Darfur eyaletinde yaşanan çatışmalar, Ömer El Beşir yönetiminin itibarını ve ülke ekonomisine çok ciddi anlamda sarsmıştır.

Aralık 2018`den bugüne devam eden olaylar işte o geçmişin ağır şartlarının bir sonucudur.
30 yıldır ülkeyi yöneten Ömer el Beşir, kendisinin tekrar aday olmayacağını ve hükümeti de görevden almış olması, ayrıca 2020 yılındaki seçimlere gidileceğini vaat ederek ulusal uzlaşma çağrısı yapmış olması elbette önemli ve olumlu gelişmelerdir.
23 partinin, ülkede işleri yürütmek için bir &8216;Geçiş Konseyi ve Milli Hükümet` kurulması yönündeki çağrısının El Beşir, tarafından değerlendirileceği inancındayım.
Ancak Sudan halkı, öncelikli olarak yaşam şartlarına acil çözüm bulunmasını bekliyor.
Ülke yönetiminde her şey şu an rejim güçlerinin kontrolündedir. Ancak, ülkeyi içine sürüklenmek istendiği kaos ortamından kurtarmak ve rejimin devamlılığını sağlayabilmek için halkın başta ekonomik olmak üzere haklı talep ve beklentilerine çareler bulunmalı.
Aksi halde, yapılan vaatler inandırıcı olamayacağı gibi hükümetin de görevden alınması vaziyeti kurtarmaya yetmeyebilir.
Bir uzlaşma zemininde milli bir mutabakat sağlanması hem arzum hem de duamdır.
Çünkü, Sudan`ı ve samimi Müslüman, candan ve bir o kadar da misafirperver olan Sudanlıları seviyorum.


Paylaş

Proje Yerlinet tarafından çözümlenmiştir.

© 2008 TurkMeclisi.org Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan kullanılamaz. Siteyi kullanan herkes "Kullanıcı Sözleşmesini" kabul etmiş sayılır. Kullanıcı Sözleşmesi.