Özleyenlere, uzunca bir bayram yazısı
Yavuz Koca
y.koca@habererk.com
Yayınlanma : 27 Mayıs 2026
Televizyonda bir haber programı, muhabir 10-11 yaşlarında bir kız çocuğuna mikrofonu uzatıyor... "... Bayram geliyor ne hissediyorsun?"
Cevap ilginçten öte, "... ahh nerde o eski bayramlar..."
Abe yavrum, abe kızım, abe kuzum sen kaç bayram yaşadın da eski bayramları özlüyorsun?
Ki çok şeyini kaybetmiş bir can gibi yürek yangını ortaya korsun...
Uzunca bir ömür tükettiklerini ahret yoluna salmışçasına kahır çekersin...
Bayramlarda ziyaretine gelen, elini öpüp başına koyan balalarının yolunu gözlermiş gibi hasret tütersin...
Henüz çocuk yaşında nelerle karşılaştın da körpe yüreğin kaldıramadı?
Yoksa, hiç ummadığın yerden, gerekirse o yolda ölürüm dediğin bir mahfilden hançer mi yedin?
Abe kuzum o kadar küçüksün ki, şimdi soracaksın bana;
"Amca, hançer nedir, mahfil nedir, vefasızlık nasıl olur, insanlar birbirini neden satar?" gibi...
En iyisi boş ver sen bunları, fazla yorma kafanı, zaten İnternet çağını geçtik, ömrün yapay zekâ devranında sürecek, daha çok şeyler göreceksin ve emin ol, nerede o eski bayramlar dediğin bugünleri çok ama çok özleyeceksin.
Mutlaka özleyeceksin.
Nereden biliyorsun diye baktığını görüyorum, cevabım hazırdır meleğim. Etrafındaki yaş almışlara sor, aynı cevabı alacaksın. Veya hiç tanımadığın bana sor, sosyal medya kandırmacasında, sanal alemde, hayal dünyanda bana sor...
Hadi itiraf ediyorum, ben eski bayramları, eski arkadaşlıkları, eski samimiyeti, eski zamanlardaki vefayı ve dahi adamlığı, adam satmayan adamlığı senden çok ama daha çok özlüyorum. Bak sana kısa bir anımı anlatayım.
2002 yılının Haziranıydı.
Yakın arkadaşlarla grup halinde, İstanbul’a başka bir gönüldeşe destek çalışmasına gitmiştik. Öyle şeylere şahit oldum ki delikanlılığı geçtim, düşkünlüğe bile sığmaz... Canım sıkılmıştı ama yapacak çok şey de yoktu.
Dönüşte, Bolu yakınlarında bir yerlerde "Berceste Lokantasında" yemek molası vermiştik. Orada o zamanki duygularla bir dörtlük yazmıştım. Şiir kitabımda da yer verdim aşağıdaki kıtaya.
Nedamet Gönüller darmadağın, sevgisizlik dağlarca,
Ülküler Kaf dağında, parçalandı hunharca,
Kuş beyinler "Berceste", ulaşılmaz amaca,
Şair ne güzel demiş, "ayağa kalk Sakarya."
Senin yaşın daha küçük, bu dörtlükteki derinliği, felsefeyi tam anlayamazsın ama sıkma canını. Merak etme, emin ol, büyüklerin bir kısmı da anlamamıştır, maddiyatın ve günübirlik menfaatlerin öncelendiği gaddar dünyada...
Sana tavsiyem, bugünlerin kıymetini bil, çünkü gelecekte arayacaksın beğenmediğin bu günleri... Unutma kızım, Vefa imandandır, vefalı ol… Vatansızlık zordur, vatanına sahip çık, bayrağını sev, atanı say, hürriyet kıymetlidir değerini bil… Uzaklara gitmene gerek yok, etrafına bak çok şey göreceksin tamamı ibret vesikası…
Ve duam odur ki gelecek günleriniz bugünlerden daha vicdanlı, daha inançlı, daha samimi, daha yardımsever ve daha vefalı geçsin.
Mübarek Kurban Bayramın kutlu olsun kızım, sana ve ailene sağlık ve mutluluklar dilerim. Sevgi ve muhabbetlerimle sevgili kızım...
Yavuz KOCA
27 Mayıs 2026
|