SÖZDE DEĞİL, ÖZDE AHİLİK...
Yüzyıllar önce Anadolu’da kurulan Ahilik Teşkilatları, sadece esnaf ve sanatkârları örgütleyen bir kurum değildi; aynı zamanda toplumun ahlaki, sosyal, kültürel ve ekonomik düzenini ayakta tutan bir okuldu.
Ahilik, bir teşkilattan öte; adaletin, paylaşmanın, dürüstlüğün ve kardeşliğin omurgasıydı. “Önce insan, önce helal kazanç, önce adalet” diyordu. Bir esnaf, siftah yaptıysa, komşusuna müşteri gönderiyordu. Bugün kaç kişi aynı feragati gösterebiliyor?
Ne yazık ki, o köklü mirastan geriye sadece birkaç tören, birkaç konuşma ve hamasi söz kaldı.
"Ahilik", üzülerek söylemek gerekirse, artık esnaf odalarının duvarlarına asılı süslü bir cümle, protokol konuşmalarında tüketilen bir retorikten öteye maallesef geçemiyor.
Peki bugün iş dünyasına bakınca ne görüyoruz? Müşterinin gözünün içine bakıp üç kuruş fazla kazanmak için hile yapmayan kaldı mı? Sermaye sahipleri, holdingler, dev şirketler… Emek ve adalet üzerine mi yükseliyorlar, yoksa tek kelimeyle sömürü üzerine mi? Rekabet ve hırs, çoğu zaman dayanışmayı ortadan kaldırmış durumdadır.
Ahiliği yılda bir kez yapılan kuşak bağlama törenlerine sığdırmak kolaydır. Zor olan, ahilik ilkelerini işimize, ticaretimize, siyasete ve gündelik hayatımıza taşımaktır.
Eğer bu geleneğe gerçekten sahip çıkmak istiyorsak, nutuk atmayı bırakıp yaşantımıza Ahiliğin özünü katmak zorundayız.
Kısacası; Ahilik anlayışını sadece törenlerde değil, günlük hayatımızda da yaşatmalıyız.
"Sözde değil, özde Ahilik" anlayışına sahip esnafların, sanatkârların ve ticaret erbabının "Ahilik Haftası" kutlu olsun.
|