ARŞİVLERİN UNUTMADIKLARINDAN
ARŞİVLERİN UNUTMADIKLARINDAN
Prof. Dr. Salih Şimşek
Bir zamanlar, gazeteci yazar Ali Gevgili, yatırımlardan çok iyi anlayan (!) bir üslup le, İstanbul Boğaziçi Köprüsü ile ilgili olarak şöyle demişti: “ Köprü müthiş kazık bir yatırım olacak”… Kazıktan ‘anlamanın hâli’ de bir başka oluyormuş hani… Tarih hiçbir şeyi unutmuyor.
Yıl 1946. Zamanın CHP’li Başbakanı Recep Peker, Kütahya’da seçim konuşması yapıyor. Meydanda toplanan köylüler, ‘açız, açız…’ diye bağırıyorlar. Bir an duran Başbakan, ‘açsanız pasta yiyin’ demiyor da ‘açsanız b.k yeyin’ diye tepki gösteriyor. Tarih bu olayı da kayıtlarına aldı.
Bilenlerin çok iyi tanığı yazar, çevirmen ve hukukçu Şiar Yalçın, İstanbul Boğaziçi Köprüsü ile ilgili olarak şöyle demişti: “Boğaz Köprüsünden utanç duyuyoruz”… Utanmazların utanç duydukları nerede görülmüştür. Yarım asrı geçen sürede yüzleri bile kızarmamıştır ama arşivlere de yerleşmiştir.
Bir zamanlar solun çok popüler gazeteci-yazarı İlhan Selçuk, Boğaziçi Köprüsü ile ilgili olarak şöyle demişti: ‘Bu köprüyle ne biz övünebiliriz ne de çocuklarımız… Boğazın iki yakasında evleri olan zenginlere tüketim malları taşıyan kamyonlara yol açmak için çare: Boğaz Köprüsü’… Arşivleri bunu da kayıtlarında koruyor.
Bir zamanlar çok popüler bir bilim adamı olan, milletvekilliği de yapan, ders kitapları bulunan Prof. Dr. Besim Üstünel, o kadar çok bilimsel (!) bir düşünce tarzına sahipti ki; Boğaziçi Köprüsü ile ilgili olarak şöyle demişti: “Köprü, akıl ve hesap işi değildir”. Hani derler ya… En iyisi Deli Bekir, o da ayağında kösteğiyle yatar…
Bir zamanlar ülkemiz üniversite camiasında hatırı sayılır bir yeri olan Prof. Dr. Gülten Kazgan, İstanbul Boğaziçi Köprüsü ile ilgili olarak; “ Köprü yapacağımıza birkaç araba vapuru daha inşa edelim. Üretken olmayan yatırımlar Türk Ekonomisi için büyük bir sarsıntı teşkil edecektir”. Feraseti görüyor musunuz? Tarih bunları da kayıtlarında koruyor, ibret olsun diye…
21 Şubat 2001, "kara çarşamba" yı ve doların 15 günde 680.000 TL’den 1.500.000 TL’ye fırladığı o rezil ve utanç verici, ülkenin İMF tetikçisi damat Kemal Derviş’e 500 milyon dolar karşılığı ipotek edilip satıldığı, hemen her gün iğneden ipliğe her şeye 700’lere varan zamları ve o şanlı (!) günler de tarihin kayıtlarında yeri aldı. O günleri çok özleyenler tekrar görsünler diye…
“Ülke insanının çok büyük kısmının açlık çektiği 1940`lı yıllarda, köylüden zorla topladığımız buğdayı nakil için Alayunt istasyonu yanına boşalttık. Yağmur yağdı, çamurlandı, kar yağdı, çürüdü... Halk CHP’ye niye oy versin ki ?"... Bu sözler de tarihin arşivdeki yerini alarak ebediyete mal oldu (Yıllar önce M. Bardakçı `nın programına çıkan İnönü`nün 90 yaşına gelmiş, müsteşarı)...
Meşhur 15 Temmuz 2016 isyan harekâtı öncesinde ‘ben 15 Temmuzda Başbakan olacağım. 25.000 kişiyle saraya yürürüm’ diyen ve darbe teşebbüsünün işaretini önceden veren, eski ülkücü (!) Meral Akşener unutulmadı. Kadın, o kadar emindi ki, nerdeyse saatini bile söyleyecekti. Bu kadar tesadüf gören varsa söylesin. Sonra o tarihte seçim-meçim de yoktu ki, iktidara geleceğini söylesin. Bu durum tarihi kayıtlardaki yerini aldı.
|