Türk Meclisi

Anasayfa Görüşler Tartışmalar Haber & Yorum Temel Bilgiler Anketler Arama İletişim
Türk Meclisinde kayıtl?toplam kullanıc? 1836
Görüşlerde Yer alan toplam Makale sayıs? 11695
Açılan toplam Tartışma konusu sayıs? 236
Tartışma Panelindendeki toplam Mesaj Sayıs? 757
Toplam 798 Bilgi Makalesi ve toplam 2062 Haber bulunmaktadır.
Üye olmak istiyorum
Şifremi unuttum
Kullanıcı Sözleşmesi
Kullanıcı:
Şifre:
Görüş bildirebileceğiniz Ana Kategoriler
Anayasal Düzen (194) | Dış Politika (2591) | Ekonomi (260) | Eğitim (99) | Devlet Kurumlarımız ve Memurlar (78) | Adalet (88) | Milli Kültür (674) | Gençlik (30) | Siyasi Partiler ve Siyasetciler (946) | Tarım (160) | Sanayi (13) | Serbest Meslek Mensupları (7) | Meslek Kuruluşları (19) | Basın ve Televizyon (29) | Din (726) | Yurt Dışındaki Vatandaşlarımız (54) | Bilim ve Teknoloji (15) | Milli Güvenlik (687) | Türk Dünyası (961) | Şiir (135) | Sağlık (212) | Diğer (3717) |

Görüş bildirebileceğiniz Siyasi Partiler ve Siyasetciler konuları
Siyasetçiler nasıl olmalıdır? (42)
Siyasi Partilerimiz nasıl olmalıdır? (27)
Siyasi partiler ve siyasetçiler ile ilgil diğer konular (877)


Siyasi Partiler ve Siyasetciler - Siyasi partiler ve siyasetçiler ile ilgil diğer konular konusu hakkında görüşler
Mustafa Mete İSLAMOĞLU - (Ziyaretci) 12.09.2014 19:27:30

DEMOKRASİ OYUNUNDA TÜRKİYE`NİN BU GÜNÜ

Mustafa Mete İSLAMOĞLU
YAZIYOR
DEMOKRASİ OYUNUNDA
TÜRKİYE`NİN BU GÜNÜ
İnsan sevgisinin, vatan sevgisinin, iman sevgisinin ve her şeyden önce vatan ve vicdan terazisinin parça parça olduğu günümüz Türkiye`sinin içler acısı ve hiç farkına varılmayan vahim manzarasını ne kadar görebiliyorsunuz? Yol gösteren bu yazıyı; Türkiye siyasetini ve sahnedekileri, yaptıklarını, söylediklerini ve güncel haberleri tahlil ederek, lütfen düşünerek okuyunuz&8230;
Aşama aşama zihinsel sürüleştirme virüsü yayma yöntemleri uygulanmaktadır. Kendilerinin farklı olduğunu düşünen bazı insanlar, kendilerini ayrıcalıklı görmüşlerdir. Bir yanda seçkinler yani halkın çoğunluğunun emeğini sömürerek en iyi giyinen, en iyi yiyecekleri yiyen, en iyi yerlerde oturan ayrıcalıklılar var. Diğerleri ise ırgatlardır. İnsanlar; din, ideoloji, demokrasi, insan hakları, özgürlük sakızı ile uyuşturulur. Hatta aptallaştırılır.
İnsanlar; çatışma, kin, nefret ve öfke odaklı eleştirme virüsünün pençesinde kıvranıyor. Dini akımlar; bir yandan bütün insanlar eşittir derler, diğer yandan kendilerini kandıran, yanıltan, ayrıştıranlara, onlar seçkin kullar, biat etmek gerekir, özel insanlar derler. Diğerlerini adamdan saymazlar ve tüm hakları çiğnenerek ellerinden habersizce çalınır.
İdeolojik akımlarda; farklılık var mıdır, yoktur. Düşüncede, anlayışta, uygulamada dincilerden farkları yoktur ama düzenin işletilmesinde, söylemlerinde farklı görünürler. Demokrasi denen oyunda; seçkinlerde, ayrıcalıklarda ve paryalarda değişme yoktur. İdeoloji, din veya demokrasi oyununda; insan beynini ele geçirmek amaçtır. İnsan beynini ele geçiren ve yaşam tarzını kurgulayan bu savaş, eğitim ve kültüre kadar bir çok alanda sessiz ve derinden devam ediyor. Bu zihinsel savaş kültürel salgın olarak yayılıyor. İnsan beynine en yoğun bilgi girişinin olduğu ortamlar; eğitim kurumları, medya, internet ve eğlence mekanları bu salgının yayılma yerleridir.
Bu virüs; zihinlere kolayca nüfuz ediyor. Değişim virüsünün uyuşturduğu beyinlere kolayca yerleşen ve hastalıklı yaşam tarzını sinsice yükleyen bu salgın değişim kültürü, çağdaş ve modern yaşam ile ilkel yöresel ve geleneksel ne varsa alt üst ediyor, silip süpürüyor. Benim adımı küfürbaz yazara çıkarmışlar işte ben böylesi şerefsizlere edepli yazmak istesem de içimden geldiği gibi yürümezsem hasta olacağımı hissediyorum. Noktasız virgülsüz yazarsı adın küfürbaza çıkar.
BU BÖLÜMÜ ÇOK DİKKATLİ OKUYUN&8230;
İlk aşama; dış dünyayı tanıma ve bilgilendirme maskesiyle yapılan zihinsel aldatma ile başlar. Yararsız bilgilerle, pembe hayallerle sanal bir dünya kurulurken aslında yapılan iş, zihinsel aldatmadır. Bu pembe dünyanın zihinleri uyuşturan morfini ise siyasettir..

İkinci aşama; bilgi bombardımanı arasına sokuşturulan kirli bilgilerle inşa edilen zihinsel kirletme dönemidir. Bilgi çağının en ciddi sorunu, bu bilgi kirlenmesinin yıllar süren tortusu olan zihinsel kirlenmedir. Bu dönemde yalan yanlış bilgiyle doldurulan kirlenmiş beyinler, kendilerine yaklaşan felaketi kurtuluş gibi görürken, bilinçaltına yazılan seçenekler listesinden seçimler yapmayı özgürlük zannedebilir.
Üçüncü aşamada; yabancı kültürel değerler ve düşünce şekli bütün zihni kaplarken zihinsel işgal tamamlanıyor demektir. Beyinler sığlaşırken yaşam tarzı istenilen şekle dönüşmüş olur.
Son aşamada ise; zihinsel köleliğe yol açan zihinsel soykırım dönemidir. Bize ait ne varsa, acımasız şekilde imha edilir. Milli ve manevi değerler, vatan, bayrak, din, ahlak ve size ait her şey gereksiz, modası geçmiş ve çağ dışı kabul edildiği için imha edilmelidir.
Uygulamalar; bildiğimiz soykırımdan daha acımasız ve tehlikelidir. Çünkü maddi soykırıma uğrayan toplumlar bedenen yok olduğu için, artık onları kullanma şansı yoktur.
Zihinsel sürüleşen toplumlarda insan; asgari bir ücretle köle olarak kullanılabilir. Esareti kurtuluş olarak algılayan bu gönüllü kuzular, beyinlerine işlenen biat ve itaat programları sonucu sefalet ücretiyle çalışan verimli sürüler olurlar. Zihinsel sürüleşen toplumlarda insan; yaşam tarzını dışarıdan yüklenen değerlere göre tanzim ettiği için kendi değerlerine yabancılaşır, küçümser hatta onları düşman gibi görmeye başlar. Kutsal değerleri istismar edilirken, tepki gösterenleri yadırgar, nolmuş yani, der. Çünkü ruhunu yeni kutsallar sarmıştır. İnsani değerlerin yok edildiği bu yeni yaşam tarzına insanlar, yoğun reklam, propaganda ile çabucak alıştırılmaktadır. Aşağılayan anlayışın temeli işte bu zihinsel sürüleşmedir. Zihinsel işgalin gizlenerek sonu gelmez eleştirinin reyting malzemesi yapılması, toplumsal barışı kilitler. Dogmalar ve biat algısı; insanların sorgulama algısını kilitler. Sorgulamayan insanın, güdüleri ile hareket eden hayvandan farkı yoktur. Bizler ``AHDE VEFA´´YI İMANDAN BİLİRİZ. Onlardan önce.. Eyy millet siz vebaldesiniz. Onlardan önce sizler mesulsünüz. Ordulara kafa tutan, sırtında mermi taşıyan, vatan için canını veren kadınlarımız vardı. Ey millet sizler onlar kadar neden değilsiniz? Sürüleşmek susmakla başlar. Sustukça devam eder.
BU VATANIN SUSKUN EVLATLARINA SESLENİYORUM
Bu vatanın suskun evlatlarına sesleniyorum. Şan, şöhret istemeden canlarını verenleri düşünün. Bizleri bu gün ki yaşadığımız ``HÜRRİYET İÇİN, CUMHURİYET İÇİN kendilerini düşünmeden feda edenleri düşünün. Siyaset hainliklerle doludur. Siyaset ihanettir. Sizi size, sizi Allah`a havale ediyorum. Yarınlarımız çok karanlık aldanmayın. ŞİMDİ GANGASTERLER ORDUSU ``IŞİD´´ LE PAZARLIK BAŞLADI UYUMAYIN.. Yarın bunlar Türkiye`de kan dökecekler bunu hiç düşündünüz mü?
Yani; AL TAKKE, VER KÜLAH!
Kimi; kimden soracak, kimi, kime şikayet edeceksin. Kimi dürüst dosdoğru bilecek ve nasıl, nerde, kimden kiminle hakkını arayacaksın. ``saldım çayıra Mevla kayıra düzeninde bir hayat yaşıyoruz.
Sığınacak tek kapı hak kapısı ve ailelerimizden aldığımız mazbut terbiyelerdir. Allah cümlenin hakkında hayırlar nasip etsin. HER GEÇEN GÜN İYİ YERİNE KÖTÜYE KORKUNÇ BİR HIZLA GİDİYORUZ.
YÖNETENLERE SUSMAYIN SORUN!
Zira, onlar sizin git; benim adıma idare et dediğiniz vekillerinizdir. Bizler sürüleşmeye sorgusuzlukla başladık.
Selam ve dua ile&8230; Eylül-2014
İ S T A N B U L
Bu makale 5846 sayılı yasaya tabidir.



Paylaş

Proje Yerlinet tarafından çözümlenmiştir.

© 2008 TurkMeclisi.org Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan kullanılamaz. Siteyi kullanan herkes "Kullanıcı Sözleşmesini" kabul etmiş sayılır. Kullanıcı Sözleşmesi.