Türk Meclisi

Anasayfa Görüşler Tartışmalar Haber & Yorum Temel Bilgiler Anketler Arama İletişim
Türk Meclisinde kayıtl?toplam kullanıc? 1836
Görüşlerde Yer alan toplam Makale sayıs? 11493
Açılan toplam Tartışma konusu sayıs? 236
Tartışma Panelindendeki toplam Mesaj Sayıs? 757
Toplam 798 Bilgi Makalesi ve toplam 2062 Haber bulunmaktadır.
Üye olmak istiyorum
Şifremi unuttum
Kullanıcı Sözleşmesi
Kullanıcı:
Şifre:
Görüş bildirebileceğiniz Ana Kategoriler
Anayasal Düzen (191) | Dış Politika (2543) | Ekonomi (255) | Eğitim (98) | Devlet Kurumlarımız ve Memurlar (73) | Adalet (86) | Milli Kültür (652) | Gençlik (28) | Siyasi Partiler ve Siyasetciler (916) | Tarım (160) | Sanayi (13) | Serbest Meslek Mensupları (7) | Meslek Kuruluşları (19) | Basın ve Televizyon (29) | Din (707) | Yurt Dışındaki Vatandaşlarımız (54) | Bilim ve Teknoloji (15) | Milli Güvenlik (681) | Türk Dünyası (951) | Şiir (131) | Sağlık (211) | Diğer (3673) |

Görüş bildirebileceğiniz Siyasi Partiler ve Siyasetciler konuları
Siyasetçiler nasıl olmalıdır? (42)
Siyasi Partilerimiz nasıl olmalıdır? (27)
Siyasi partiler ve siyasetçiler ile ilgil diğer konular (847)


Siyasi Partiler ve Siyasetciler - Siyasi partiler ve siyasetçiler ile ilgil diğer konular konusu hakkında görüşler
Yaşar DURMAZ - (Ziyaretci) 7.02.2026 14:19:06

SİYASETTE, ŞAHSİYET ve HAYSİYETİN ÖNEMİ.

SİYASETTE, ŞAHSİYET ve HAYSİYETİN ÖNEMİ.

Türkiye’de son günlerde tuhaf bir siyaset havası var. Söz çok.Sembol çok.Slogan çok.Kutsal kavram çok. Ancak siyaset dünyasında dava adamlığından eser yok.



07.02.2026



Yasar Durmaz


Türkiye’de "siyaset" ve "riyaset" dünyasında son zamanlarda"karabasan"gibi üstümüze çöken tuhaf bir hava var.
Söz çok.

Sembol çok.

Slogan çok.

Kutsal kavram çok.

Ancak; temsilde ağırlıktan ve dava adamlığından eser yok.

Siyaset semboller ve sloganlardan ibaret hale geldi.

"Dava" ve “beka” söylemleriyle kutsal değerlerin içi boşaltıldı.

Bu kavramlar, kimilerince söze başlanmadan önce dava adamlığından "Dem" vurulur oldu.

Kimi partiler bayrağı, milleti ve şehitleri dilinden düşürmez oldu.

Kimi partiler dini ve inancı siyaset kürsülerine taşır oldu.

Kimi partiler de Atatürk’ü, cumhuriyeti ve laikliği birer kalkan gibi kullanır oldu.

Kavramlar değişiyor ama yöntem hiç değişmiyor.

Halkın duyguları, toplumun ortak değerleri ve memleketin hassasiyetleri siyaset sahnesinde birer propaganda ve reklam malzemesi hâline getirilmiş durumda...

Oysa siyaset; kutsalların arkasına saklanma işi değil, sorumluluk alma işidir.

"Temsil" sadece bir koltuğa oturmak değil, o koltuğun ağırlığını da taşımaktır.

Siyaset rüzgâra göre yön değiştirmemek, menfaate göre dil değiştirmemektir.

Bir şehir veya bir memleket düşünün, siyaset sahnesinde, tabandan ve hayatın içinden gelenler değil de, sadece siyaset sayesinde var olanlar, siyaset yapıyorsa...

Üretmeden, risk almadan, bedel ödemeden sadece siyasetle var olan insanlar söz sahibiyse...

İşte o şehrin ve o memleketin vay hâline, hani derler ya "yandı gülüm keten helva" misali, tamda bu misal...

Çünkü temsilde "şahsiyet" kaybolduğunda, "haysiyet" yerini "sadakate" bıraktığında, "liyakat"ın yerine, salt "sadakat" ölçü olarak alındığında, siyaset milleti taşıyan bir güç olmaktan çıkar, millete yük olmaya başlar.

Gerçek siyaset ve temsil; halkın dertleriyle, dertlenmek, toplumun yükünü omuzlamaktır.

Aksi halde geriye sadece sloganlar kalır, hamaset kalır ve neticede değerlerin arkasına saklanmış bir siyaset kalır.

Dileğimiz odur ki: Bu ülkede; koltuğa yapışanların değil, karakterlerin konuştuğu, sloganların değil, hakkı savunan şahsiyetlerin belirleyici olduğu bir siyaset iklimine kavuşuruz.

Selam ve saygıyla...


Paylaş

Proje Yerlinet tarafından çözümlenmiştir.

© 2008 TurkMeclisi.org Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan kullanılamaz. Siteyi kullanan herkes "Kullanıcı Sözleşmesini" kabul etmiş sayılır. Kullanıcı Sözleşmesi.